fbpx
Cemal İncesoyluerKöşe YazılarıTokat

Dönen dönsün, ben dönmezem…

1570’li yıllarında yaşayan Pir Sultan Abdal, şiir ve deyişleri nedeniyle Sivas Valisi Hızır Paşayı kızdırmıştır. Bunun üzerine tutuklanıp dar ağacına götürülürken, adet üzerine son arzusu sorulur. Pir Sultan Abdal, kendisini seyire gelmiş halka doğru dönerik, “Kim dönerse dönsün, ben yolumdan dönmezem…” der. Sonra literatürde, aslında Pir Sultan Abdal’ın bu mısrasının da olduğu bir çok dörtlükten oluşan bir deyiş olduğu ortaya çıkar.

Hacı Bektaş-ı Veli ile Mevlana Celaleddin-i Rumi, aynı dönem ve kuşakta yaşamış iki çağdaş tasavvuf büyüğüdür. Rivayet odur ki, bir gün bu iki gönül adamı bir araya gelip sohbet ederler. Hacı Bektaş-ı Veli Mevlana Celaleddin-i Rumiye sorar: Üstad siz ne yapıp ne eylersiniz?

Mevlana, “Efendim, biz Allah der döneriz” der, semayı kast ederek. Bu sefer, Mevlana sorar, peki siz ne yapar ne eylersiniz?

Hacı Bektaş’ı veli, “Biz Allah der ve bir daha asla dönmeyiz” diye cevaplar.

Dönemlerinin en entelektüel adamlarının sohbetleri çok kalite, latifeleri çok naif, sözleri çok manidardı. Öyle höt höt bir eleştiri ve sözleri olmazdı. Kantar kantar tartar, dirhem dirhem söylerlerdi. Sözlerinin her bir kelimesinde derin manalar olur ve didaktik kalite kendini gösterirdi.

30 Kasım 2019 tarihinde Tokat Gazeteciler Cemiyetinin genel kurulunu yaptık. Tokat merkez ve ilçelerden gelen gazeteci arkadaşlarımızla hasbihal imkanı bulduk. Genel Kurulumuzda tüzük değişikliğine giderek, 6 asil üyemizin sayısını 10’a çıkardık. Ayrıca, Onur Kurulu oluşturarak, organlarımızın sayısını da 4’e çıkardık. Onur Kurulumuzun çok önemli görevleri bulunuyor. Bu yeni yönetim ve diğer organlara seçilen tüm gazeteci arkadaşlara başarılar diliyorum.

Genel Kurulda bir konuşma yaptım. O konuşmamdan birkaç paragrafı buraya alıyorum:

“Tokat Gazeteciler Cemiyeti, 15 Mayıs 2000 tarihinde merhum Hüseyin Kalkan ve Tokatlı gazeteciler tarafından kurulmuştur. Hüseyin Kalkan Başkanımıza Allah’tan rahmetler diliyorum. Benden önceki TGC Başkanımız Kemal Özdilek’in yaklaşık 7 yıllık başkanlığı süresince yaptığı çalışmalar ve emeği için kendilerine teşekkür ediyor, bundan sonraki hayatında sağlıklı bir ömür diliyorum. Yaklaşık 4 yıldır birlikte çalıştığım yönetim ve denetim kurulu üyelerimize de hassaten teşekkür ederim. Verimli bir çalışma dönemi geçirdik.

Yaklaşık 4 yıldır Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olarak görev yapıyorum. Hiçbir zaman, Tokat’ın valisi, bürokratları, milletvekilleri, belediye başkanları ve STK başkanlarıyla bir kavga içerisinde olmadım. Sorunların parçası olmak yerine, çözümün parçası olmayı tercih ettim. Bundan sonra da bu çizgimiz doğrultusunda hareket edeceğiz.

Cemiyetimizde kurumsallık sürecimiz devam edecektir. Basın emekçilerinin ayrımsız olarak haklarını korumak, sorunları için sesleri ve her ortamda yanlarında olmak amacındayız. TGC, Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Basın Vakfı ve Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu üyesidir. Bu üyeliklerimiz etkin bir şekilde devam edecek, bu kuruluşlarımıza katkı sunmak üzere gerekli çalışmalar yapılacaktır. TGF Genel Başkanımız Yılmaz Karaca ile yol arkadaşlığımız ve hangi şartlarda olursa olsun desteklerimiz en üst düzeyde sürecektir. Önümüzdeki dönem de proje ve hedefimiz üyelerimizi ev sahibi yapmaktır. Yani, Basın Sitesi için bütün enerjimizi harcayacağız. Elbette, tali etkinliklerimiz sürecektir. Ancak, öncelikli konumuz Basın Sitesini inşa etmektir. Kongremize, Tokat merkez ve ilçelerden gelen arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum.”

Burada söylemek istediğim şudur. Tokat’ta gazeteciler üzerine bir sürü şey kondurulur. Aslında, bütün dünyadaki gazetecilerle ilgili sorun aynıdır. O da, hiç kimseye yaranamaz. Yaptığı haber ve yazdığı yazıyla eğer eleştirdiyse, bir yanlışlığı kamuoyuna deşifre ettiyse, muhatapları derhal düşmanlık duygularını zirveye taşır.

Bununla da yetinmez, yalan dolan ve iftiranın haddi hesabını bulamazsanız. Bütün bunlara rağmen, gazeteci yine de işini yapmaya devam eder. Bizim de öyle bir durumumuz vardır.

Başa dön tuşu