fbpx
Cemal İncesoyluerKöşe YazılarıTokatTokat'dan Güncel Haberler

DÜNE UYANMAK YARINA HAZIRLANMAK

TSO seçimleriyle ilgili henüz bir takvim belirlenmiş değil. Deyim yerindeyse top TSO Başkanı Ali Çelik ve TOBB’da. Aslında normal takvim işletilseydi Nisan 2022’de TSO’nun seçimi yapılmış olacaktı.

Konuyla ilgili arkadaşların ifadesine göre, TSO seçimleri Ekim sonu ya da Kasım ortasında yapılmış olur. Bu durumda, 2 aylık bir süre var. Olası adaylar, muhtemel böyle bir takvimi öngörüp, ona göre çalışmalarını sürdürüyordur. Aslında TSO seçimi, yaklaşık 1800 üyeyi ilgilendiren bir seçim. Elbette, Tokat’ı ekonomik, istihdam ve yatırım boyutuyla ilgilendiriyor. Mesela ilimizde yapılan Gastronomi Festivalinde TSO’nun paydaşlar içerisinde olmayışına çok şaşırdım. Tokat ile ilgili birçok konuda TSO’nun çember dışı kalıp, sadece muhalif bir dil ile yapılan çalışmaları eleştirmesi ve verilen bu fotoğrafın halkta bir zemin bulmadığı anlaşılıyor. Oysa, birçok dönemde şahit olduğumuz TSO yönetim erki, mevzu Tokat ise, mutlaka o alanda olur, ya paydaştır, ya da lokomotiftir. Tabii hiç kimsenin yönetim anlayışı ve tercihine bir sözümüz olamaz.

Kimler TSO başkanlığına aday ve yönetime talip diye baktığımızda, dedikodu ve duyumdan öteye gitmiyor. Çeşitli ortamlarda medya mensuplarının sorusu üzerine adaylığını açıkça ifade eden tek isim, Ahmet Sami Ülkü’dür. Bunun dışındaki isimler aday-mış, hazırlanıyor-muş, yoklama yapıyor-muş gibi şehir hikayeleri tadında telaffuz ediliyor. Zaten konumuz bu değil. Madem elimizde net olarak “adayım” diyen bir isim var, o vakit yazının omurgasını da Sami Ülkü üzerinden oluşturalım.

TSO genel sekreteri Sinan Beyin makamından bir fotoğraf yayımlandı. Ahmet Sami Ülkü, sosyal mecrada yayımladığı bu fotoğrafa, Vira Bismillah, üye listeleri için müracaatımızı yaptık” notunu da iliştirmiş. Yani… Kimseye bağlı olmadan, kendi seçim sürecimi de başlattım demek istiyor Ahmet Sami Ülkü…

Bu fotoğraf ve manidar not üzerine kendisiyle görüşme talebimi ilettim, Sami Ülkü’de büyük bir nezaket içerisinde bu talebimi kabul ettim. Bilgi notu mahiyetinde, 2009 yılından bu yana Ahmet Sami Ülkü ile yıldızımız barışmadı. Belki ben anlayamadım, belki o kendini anlatamadı. Nedense, birikim ve donanımının farkında olmama rağmen, bir türlü sağlıklı rabıta kuramadık birbirimize. Sanırım temel sorun, Sami Ülkü ile bendeniz aynı oranda birbirimize karşı önyargılıydık. Şimdi ne değişti? Kabul edersiniz, etmezsiniz ama TSO’da bir beka sorunu görüyorum. Yeniden şehrin en azından ticaretinin lokomotifi olacak isimlerin en başında Ahmet Sami Ülkü’yü görüyorum.

Nitekim, uzun görüşmemizde, iş insanı ve müteşebbis libasını bihakkın taşıdığına şahit oldum. TSO’nun bütün görev alanlarına ilişkin anlattıkları, TSO’nun beka sorununa neşter vurup, kalıcı ve köklü çözümü sağlayacak proje ve önerilerini sıralarken, Sami Ülkü’deki o heyecan ve coşkuyu farketmemek mümkün değildi. Herşeyi sordum. Bunaltacağını, köşeye sıkıştıracağımı düşündüğüm soruları da dran dran sordum.

Belki başka bir isim için “dersine iyi çalışmış” diyebilirim ama Ahmet Sami Ülkü için bu söylemek talihsizlik ve yanlış ifade olur. Çünkü Sami Ülkü, sahadan gelen, iş dünyasının bütün evrelerini içselleştirmiş, bu iş dünyasında kazandığı tecrübelerle “hocalık” yapacak bir kariyere sahip
olmuş bir isimdir.

Hani her fırsatta dile getirdiğimiz bir sloganımız var, “Mevzubahis Tokat ise, gerisi teferruattır.” TSO çok önemli bir STK. Herkesi düşünmeye davet ediyorum. Hırslarımızı, egolarımızı bir kenara bırakıp, ama ve fakat demeden, içimizden söylediğinizi, ikili dost sohbetlerinde, “Evet gerçekten, TSO Sami Ülkü gibi iş dünyasının içinden gelen cesur müteşebbis insana davet yapılmalıdır” diyebiliyor muyuz? Anlıyorum, bunu demek zordur ama, gerçeğinin farkına varabilmekte bir şeydir… Tek bir şeye dikkat edersek, gerçeği buluruz. Bu konuda herkesi dinleyin. Düne uyananlara ve düne dair konuşanları göreceksiniz. Ahmet Sami Ülkü’yü dinleyin, ondan Tokat ve TSO’nun yarınlarına ilişkin projeler duyacaksınız…

Başa dön tuşu