fbpx
Amasya'dan Güncel HaberlerCemal İncesoyluerÇorum'dan Güncel HaberlerKastamonu'dan Güncel HaberlerKöşe YazılarıSamsun'dan Güncel HaberlerTokatTokat'dan Güncel Haberler

“EĞER BÖYLEYSE TOKAT BİTMİŞ…”

Öyle diyor, 23. Dönem AK Parti Tokat Milletvekili Hüseyin Gülsün. Gazeteci yazar Kemal Vanlı’nın moderatörlüğünde ki programda konuktum. Bir diğer konuk ise 24. Dönem CHP Tokat Milletvekili Dr. Orhan Düzgündü. Kemal Vanlı’nın dediği gibi, programın manşeti Hüseyin Gülsünden çıktı. Usta siyasetçi Hüseyin Gülsün, Vanlı’nın Tema Vakfı Tokat raporunda yer alan arazilerin yüzde 46’sının maden aramada ruhsatlandırıldığı açıklaması üzerine, “Eğer böyleyse Tokat bitmiş…” ifadesini kullandı.

Dolayısıyla, programın manşeti de bu oldu.

Tokat milletvekilleri, gerek Hüseyin Gülsün, gerekse Orhan Düzgün, program öncesi interaktif ortam içerisinde ön görüşmemizde kendilerini hep eleştirdiğimi ifade ettiler. Doğrudur, yazılarımda ve televizyon programlarında her iki vekilimizi de eleştiriyordum. Ancak, bir şeye dikkatinizi çekeyim, eleştirdiğim vekillerden birisi AK Partili, diğeri de CHP’lidir. Kemal Vanlı’nın moderatörlüğündeki programda ifade ettiğim gibi, mevzubahis Tokat ise gerisi teferruattır.

En çok Tokat’ı seviyorum. Siyasi tercihim ve ideolojik dünyam, Tokat’ın önünde değildir. Programda herkesin de böyle olduğunu gördüm. Ortak noktamız Tokat’tı ve ne yazık ki merkezi idareden yeterli derecede yatırım alamadığımız gerçeğini ilk kez söylemiyorum. Tokat’ın bu realitesini 10 yıldır söyler ve yazarım. Orhan Düzgün de gerek HES’ler konusunda, gerekse Tokat’a yapılmayan hizmet ve yatırımlar konusunda eyraflıca bilgilendirmelerde bulundu. Bu konuda 23. Dönem AK Parti milletvekili olmasına rağmen, mevzubahis Tokat ise diyen Hüseyin Gülsün de haklı eleştirilerini sıraladı. Magazine meraklı popülist yorum yapan birkaç izleyici arkadaş, görüyorum ki Tokat’ın bunca ciddi sorunları yığılmışken, hala lay lay lom yapabiliyor ve ucuz kasaba politikacılarına özgü laflar edebiliyorlar.

Dünyayı kasıp kavuran pandemi sürecinde, hem ülkemiz, hem de Tokat ciddi bir ekonomik sıkıntı içerisindedir. Üstelik, 17 günlük tam kapanma sırasında Kemal Vanlının programına çıkmakta risktir. Bu riski ben de Hüseyin Gülsün de aldık. Çünkü, bulunduğumuz süreç netameli, halkımız da haklı olarak burnundan solumaktadır. Orhan Düzgün bir CHP’li olarak bu ortamda rahattılar. Zaten Kemal Vanlı da muhalif bir gazeteci olarak biliniyor. Bütün bunlara rağmen, Orhan Düzgünün hakkı teslimleri oldu ve siyasi nezaketi üst düzeydeydi. Bunca olumsuz ortama rağmen Hüseyin Gülsün’ün konulara hakim oluşu da takdire şayandı. Kemal Vanlı’nın mevcut CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’a yönelik getirdiği eleştiri üzerine, bu konuda büyük bir nezaket içerisinde Orhan Düzgün’ün sadece, “Size katılıyorum Kemal Bey, ancak aile içerisinde konuşacağımız konuları burada konuşmam doğru olmaz” demesi de, benim Orhan Bey için aldığım olumlu notlardan birisidir. Doğru bir tavır sergiledi.

İnteraktif olarak katıldığımız programın aktif ve doyurucu olduğu düşüncesindeyim. Bilmiyorum ama, moderatör Kemal Vanlı beni “Vurun Abalıya” rolü için programlarına davet ettiğini düşünmeye başladım. Programı izleyenler, sanki böyle bir havanın olduğunu sezmiştir. Öyle bile olsa, örselensem bile bende örselediğim kanaatindeyim.

Başa dön tuşu