Muhalefetin abandığı ve iktidarın yumuşak karnı görülen bu siyasi ayak konusu açıklığa kavuşmadan tartışma bitmez.

Aslında, bu mevzuda benim de endişe ve şüphelerim var. Ancak, Türkiye’den kaçıp ABD ve Avrupa’ya yerleşen elitist Fetöcülere baktığımızda, kazın ayağının hiçte öyle olmadığı anlaşılıyor. Emre Uslu, Ekrem Dumanlı, Can Dündar gibi isimlerin kendi web tv’lerinden yaptıkları yayınlar, bir algı oluşturma trollüğünden başka birşey değil.

Kuyruğu dik tutmak ve güçlü görünmek adına yapılan bu algı operasyonlarında ki amaç, örgütün içinde dağılma sürecini durdurmak, mümkünse yeniden toparlanmaktır.

Oysa, duraklama değil bir çöküş süreci yaşıyorlar. Yerelde ki ipsizler dahi, el altından tehdit edebiliyorlar. Kaldı ki, kendi aralarındaki lider ve statü kavgası, bu örgütü yakından takip edenler tarafından biliniyor. Birbirinin ailelerini ihbar etmeleri dahi, bu çöküş ve çözülmenin hangi boyutta olduğunu gösteriyor.

Mustafa Özcan, düne kadar ikinci adam olarak biliniyordu. Bugün ise, tartışmasız örgüt lideri olarak bilinen Gülene karşı ciddi bir direniş ve başkaldırılışı bulunuyor. Özcan ile Gülenin Pensilvanyaki buluşmasında uzlaşma sağlanamadı. Üstelik, Özcandan istenen bilgi ve belgelerde Fetöye verilmedi.

Özcan, Pensilvanyada ki kompleks villalara giderken can güvenliği için CIA’ya bilgi vererek, koruma istedi. Pensilvanya da yerel polislerin yanısıra FBI ve CIA ajanları tarafından korunan Mustafa Özcan, görüşme esnasında bu durumu Gülene söyleyerek, canıyla ilgili bir teşebbüsün önüne geçti

Bütün bunlar, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminde başat rol oynadığını gösteriyordu. Olaya ısrarla tiyatro diyen siyasiler, aslında gerçekleri bilmediklerinden söylemiyor bunları. Fetönün bu kalkışmasıyla bir şekilde dedest edilenlerin aileleri birer oy deposudur. Darbeci askerlerin aileleri de aynı zamanda birer seçmendir. Elbette, muhalefette bu iştah kabartıcı oy depolarına gözlerini diktiler.

Üstelik, bu seçmenlerin neredeyse yüzde 90-95′ i AK Parti’ye oy veriyordu. Ayrıca, hem öfkeli hemde kızgınlar. Onların siyasi tercihleri, gayet tabiiki öfke dışında başka argümanları düşünmelerini de engelliyor.

15 Temmuz, bal gibi alçakça bir darbe girişimiydi. Ve elbette şanlı bir direnişle bu süfli emellerine ulaşamadılar.

Cemal İncesoyluer

Etiketler
Daha Fazla Göster