Cemal İncesoyluerKöşe YazılarıTokatTokat'dan Güncel Haberler

HİLAFET ve HALİFE

Halifeyi Raşidun kavramıyla meşhur dört halife (Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali) dönemlerinde, hiçbirisi halife unvan ve lafzını kullanmadı. Dört yönetici sahabeye “Emir-ül Mümünün” denirdi.

Halife unvan ve lafzını kullanan Emevi Sultanı Muaviyedir. Hilafetin hiçbir döneminde yeryüzünde tek bir halife olmadı. Mesela, Emeviler Şam’da halifeliklerini ilan ederken, Mısır’da da Fatımiler halife statüsündeydi.

Halifeye biatlar, dört halifeden sonra bildiğiniz ortaoyunu kıvamında teatral maskaralıktır. Dört halifenin seçilmesi de birbirine benzemez. Hazreti Ebubekir, Medine’de bulunan Kureyş ağırlıklı Müslümanların reyiyle seçildi. Hazreti Ömer, Ebubekirin vasiyetiyle, Osman 6 kişilik şurayla, Hazreti Ali darbecilerin hakimiyetini engellemek için emirül mümin oldu.

Böylesine önemli bir konu da Kur’an ı Kerim’in sessiz kalması ilgünçtir. Tevatür hadislerde de bu konuya ilişkin detaylı bilgiler bulamıyoruz. Kimi alimler, bu durumu insanoğlunun anlayşına bırakıldığına dair görüş bildiriyorlar. Gerçek şuki, İslam ve en temel referans olan Kur’an’ı Kerim, devlet konusunda fazla blr y,ön göstermiyor. Ancak, sosyal temelli ayet ve hadislerde, bir saltanat, bir zümre veya soyun sürekli iktidar olmasına onay vermiyor.

Zaten, halef- selef hususunda da ciddi sıkıntılar var. Hazreti Muhammed Aleyhisselamı selef kabul edip, birisini O’nun halefi/halifesi kabul etmek, vahiy anlayışı ve peygamberlik kurumuna uygun düşmez. Çünkü, Hazreti Nebi son peygamberdir ve bir daha peygamber ne gelecek nede O’nun halefi olabilecektir.

En uygun tabir, dört halifenin kullandığı Emirül müminün tabiridir. Çünkü Hazreti Nebi, Medine’de bir site devlet kurmuş ve 40 maddelik Medine Sözleşmesi adıyla bir anayasa ile bu devleti yönetmiştir. Hazreti Nebinin muradı saltanat olsaydı, sağlığında Hazreti Ali’yi açık ve sarih vekil tayin eder, İslam Devletinin ilelebet yönetimi Kureyşin Haşimoğullarında olacağını dikte ederdi.

Daha da ilginci, Araplar hiçbir zaman Osmanlı’nın hilafetini kabul etmedi. Çünkü Emevi saraylarında yazdırılan uydurma bir hadiste, “Halife, ancak ve ancak Kyreyşten olur” denilerek, Araplar dışında özellikle Kureyş kabilesiyle ünsiyeti olmayan hiçbir Müslüman toplum ve kavmin hilafetini kabul etmediklerini ilan etti. Oysa, İslam ve muazzez peygamber soy sop övüncekliğini kaldırmış ve yasaklamıştı. Dönemin müşrikleri, hep soylarıyla övünür, öyle ki mezar taşlarını dahi sayarlardı. Bugün Baas Araplar hala öyledir.

Oysa, İslam’ın ruhu, Kur’an’ı Kerim’in vahiy referansları ve Hazreti Nebinin mübarek sözlerinde bunu göremiyoruz…

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir