Samsun'dan Güncel Haberler

’İnaktif aşılar uzun yıllardır kullanılan bir teknoloji’

İnaktif aşıların uzun yıllardır kullanılan bir teknoloji olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “İnaktif aşılar virüsün çoğaltılıp daha sonra ısı veya kimyasal yöntemlerle öldürülmesiyle oluşturulan aşılardır. Uzun yıllardır kullanılan bir teknolojidir. Ülkemizde kullanılan hepatit ve çocuk felci aşıları inaktif aşılara örnektir. Hastalandırıcı özellikleri yoktur” dedi.

Korona virüsü geçirenlerde bağışıklığın altı aya kadar sürdüğünü hatırlatan VM Medical Park Samsun Hastanesi’nden Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Hastalık geçirerek kazanılan bağışıklık kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle ne kadar süre koruyacağı da bilinmemektedir. Bu kapsamda Kovid-19 geçirenlerin aşı olması için bir engel bulunmamaktadır. Kovid-19 geçiren ve bağışık plazma tedavisi verilen kişilerde tedavinin üzerinden üç ay geçtikten sonra aşı olabilirler. Öte yandan hamilelik ve emzirme döneminde inaktif Kovid-19 aşısının uygulanmasına ilişkin veri bulunmamaktadır. Kovid-19’u ağır geçirme riski yüksek olan özellikle sağlık çalışanı emziren kadınlara ve hamile kadınlara, hamileliğin ikinci ve üçüncü döneminde kendi istekleri halinde aşı uygulanabilir. Çocuklarda da aşının uygulanmasına ilişkin veri bulunmamaktadır. Bu nedenle 18 yaşından küçük kişilere aşı yapılmayacaktır. Grip ve/veya zatürre aşısı olan kişiler de en az 2 hafta sonra aşı yaptırabilir” diye konuştu.

Prof. Dr. Leblebicioğlu, aşının kimlere uygulanamayacağı hakkında da şu bilgileri verdi:

“Aşının içeriğinde bulunan herhangi bir maddeye karşı alerji/anafilaksi öyküsü bulunması durumunda aşı uygulanması önerilmemektedir. Daha önce yaşanan belirgin bir alerjik reaksiyon varsa aşı uygulamasından önce bu durum sağlık personeline belirtilmelidir. Diğer tüm aşılarda da olduğu gibi yüksek ateş tablosu netleşmemiş hastalık ve kronik hastalıkların atakları sırasında aşının uygulanmasının bir süre ertelenmesi önerilmektedir. İlk doz aşı sonrası Covid-19 bulguları ortaya çıkan ve Kovid-19 PCR testi pozitif saptanan kişiler de semptomların olduğu dönemde ikinci doz aşı yaptırmamalıdır.”

Korona virüsü aşılarında ciddi yan etkilere rastlanmadığını belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Aşılama sonrasında görülen yan etkiler sıklıkla hafiftir. Parasetamol veya ibuprofen gibi analjezikler ve antipiretikler, enjeksiyon bölgesi ağrısı, kas ağrıları ve ateş dahil olmak üzere aşı sonrası yan etkilerin yönetiminde etkilidir. Bununla birlikte, teorik olarak aşı kaynaklı antikor yanıtını etkileyebileceğinden, bu ilaçların aşı öncesi uygulanması önerilmemektedir. İnaktif Kovid-19 aşısı uygulanması sırasında anafilaksi nadirdir. Genellikle aşı yapıldıktan sonra 15 dakika içinde şiddetli alerjik reaksiyon oluşabilir. Kızarıklık, şişlik, nefes almada zorluk ve sıkıntı hissi doktor müdahalesi gerekir. Bu nedenle aşı yapılanların en az 15 dakika gözlem altında kalmaları önerilir. Aşı uygulamasından sonra aşıyla ilişkili olabileceği düşünülen bir rahatsızlık hissedilmesi durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aşı sonrasında sık olarak karşılaşılabilecek durumlar ve bu hafif durumlara yönelik destekleyici yaklaşımlar şunlardır: Aşı uygulanan bölgede ağrı, şişlik, kızarıklık olduğunda enjeksiyonun yapıldığı kola yüksekte olacak şekilde pozisyon verilmelidir. Soğuk uygulama yapılmalıdır. Parasetamol içeren ağrı kesiciler kullanılabilir. Yorgunluk hissediliyorsa istirahat edilmeli, yeterli sıvı alınmalıdır. Baş ağrısı, Hafif ateş ve titreme ve/veya kas ve eklem ağrısı varsa istirahat edilmeli, yeterli sıvı alınmalıdır.”

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir