fbpx
Cemal İncesoyluerKöşe YazılarıTokat

Parıltılı bir geçmiş: Nuh Paşa…

Türkiye zor zamanlardan geçti/geçiyor. Son 10 yıla sığdırdığımız olaylar, bir ülkenin normal koşullarda kaldıracağı şeyler değil. E-Muhtıradan tutun da, 15 Temmuz FETÖ darbe kalkışmasına kadar bu ülkenin hangi badirelerden geçtiğine, kaç zemherinin ayazında üşüdüğüne tanıklık ettik.

Hani derler ya, “Yıkılmadık ayaktayız” diye. Aynen öyledir, Türkiye’nin hal-i pür melali. Yıkılmadı, yıkılmayacak Türkiye. Türk Milletinin o engin basiret ve ferasetiyle ilelebet dimdik ayakta kalacak. Ne var ki, dünyanın emperyal güçlerinin Türkiye üzerinde ki hesapları bitmiş değil.

Bizim de hesabımız vardır. Değerli arkadaşım ve kadim dostum Av. Süleyman Kaya ile bir dizi ziyaretler için İstanbul’a gittik. Süleyman Beyin bir aysberg gibi, iyi ilişkileri ve hinterlandının geniş yelpazesini az-çok tahmin ediyordum. Lakin, bu kadarını bilmiyordum. Ziyaretlerimizin kimisini sosyal mecrada yayınladık, kimisi bizde kalsın dedik. Şu kadarını söylemem gerekirse, değerli dostum Süleyman Kaya ile gurur duydum. Tokat’ın Gökdere havzasından çıkıp, oradan Gıjgıj ile Hac Dağının ortasındaki vadide yetiş, sonra da beynelmilel diyebileceğimiz bir kalibre ve kıratta avukatlık mesleğiyle Türkiye genelinde nam sal…

2010-2012 yılları arasında Tokat İl Jandarma Alay Komutanlığı görevini yapan, Tuğgeneral Nuh Köroğlu, şimdi İstanbul İl Jandarma Bölge Komutanı olarak vazifesinin başında. Yaklaşık 3 yıldır bu görevini başarıyla yürüten Nuh Paşa, omuzundaki rütbeyi bihakkın yerine getirmesinin dışında, devletin ve özellikle askeriyemizin yüz akı olabilmiş bir komutan.

Bir çok başarı hikayesini kendisinden değil, birlikte görev yaptığı komutanlardan dinledim. Nuh Paşa, elbette öncelikle bütün askeri disipliniyle bir komutan, çok iyi bir eş, mükemmel bir baba ve bütün eski hikayelerin ezberine bozabilecek kalibre de sosyal ilişkileri ve sivil halkın sorunlarını çözen bir mercii olmuş. Kimi zaman söylenen “devletin ceberrut yüzü” ifadesini tam tersine çevirmiş; İstanbul’un bütün yönetim erkleriyle birlikte katkı sunan ve çözüm odaklı önermeleriyle bir sorun yumağı şehrin kendi görev alanını pratik çözümler merkezi yapan bir paşa.

Tokat’ta görev yaptığı sırada FETÖ merkezli iftiraların hiçbirisinin üzerinde kalmadığı, üzerine atılan çamurun bile üzerinde tutunamadığı bir adamdır, Tuğgeneral Nuh Köroğlu…

Tokat İl Jandarma Alay Komutanı iken, Tuğgeneral Nuh Köroğlu’na bir FETÖ kumpası kuruldu. Tarih 2012 yılını gösteriyordu. FETÖ bir ahtapot gibi sarmıştı. İşte o günlerde Nuh Paşa’nın dirayetli mücadelesinde hep yanında olan Av. Süleyman Kaya, bu kumpas ve ketenpereyi deyim yerindeyse darmadağın etti. Tabii bu kolay olmadı. Uzun bir süreç, mücadele gerekiyordu. İşte, dostluk köprüsünün atıldığı bu mücadelenin adıdır Süleyman Kaya. Onu büyüten ve dostluklarını pekiştiren bu mücadelesidir. Siyasi irade ve Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sisteminin tüm erkleri, başlarını yastığa koyup, rahatlıkla uyuyabilir. Çünkü, İstanbul emin ellerde; Türkiye’nin bekasına ilişkin, vatan, bayrak ve devlet mefkuresini tam da yüreğinde hissedip yaşayan bir Nuh Paşa var.

Bir denge adamı, bulunduğu konumda tavizsiz, devletin mücadele ettiği bütün alanlarda devletin ve milletin hizmetinde olan Nuh Köroğlu Paşa, bin yıllık devlet retoriklerinin tümünü hıfzederek, geleceğin Türkiye’sinin inşasında başarılı çalışma ve performansıyla iz bırakmış, iz bırakan profesyonel bir yönetici. Aldığı eğitim ve tecrübeyle, ülkemizin demografik yapısına paralel bir zihni hipotezin başat aktörü, sosyolojik gerçeklerin ışığında kararları veren ve önce devlet ve milletim diyebilen anlayışın ete kemiğe bürünmüş halidir, Nuh Paşa…

Kendisini tanımakla büyük onur duydum. Tuğgeneral Nuh Köroğlu’nu tanımakla, yarınlara dair umudum arttı, Türkiye’nin geleceğine ve demokrasi yolculuğundaki yürüyüşüne ilişkin inancım büyüdü. Bin yıllık devletin bu süre zarfında ne cevherleri sakladığını görerek, Türkiye’nin beşten büyük olduğunu bir kez daha anladım.
Çok verimli bir İstanbul gezisi oldu. Bunu sağlayan arkadaşım ve kadim dostum Av. Süleyman Kaya’ya bir kez daha teşekkür ediyorum. Türkiye’nin geleceği aydınlıktır, vesselam…

Başa dön tuşu