Amasya'dan Güncel HaberlerCemal İncesoyluerÇorum'dan Güncel HaberlerKastamonu'dan Güncel HaberlerKöşe YazılarıSamsun'dan Güncel HaberlerTokatTokat'dan Güncel Haberler

PERGEL ADAMLAR…

Cumhurbaşkanlığı sisteminde ekonomik zorlukların olduğu doğrudur. Ancak, bundan 20 yıl öncesi, 12 Eylül öncesi Türkiye’nin neler yaşadığını Z Kuşağının bilmesi mümkün değildir.

Hele hele Covit 19 salgınını fırsat bilip, iktidarı insafsızca eleştirenler, hiçbir olumlu gelişmeyi, hizmeti, projelerin hayata geçmesini ve stratejik yatırımları dahi küçümserler. Çünkü serde, bardağın dolu tarafını görmek yerine boşunu görmeyi vazife edinmişlerdir. Buna durumdan vazife çıkarmakta diyebilirsiniz.

Bunu yerelde değerlendirecek olursak, herşey kötüdür, hiçbir şey doğru yapılmıyordur. Bunlar pergel adamlardır. Ayaklarının birini “istemezük” sloganının üstüne basar, diğer ayaklarıyla ne kadar negatif, ne kadar halktan kopuk, halkın moral değerlerinden ırak, milli ve yerli olmayan zihniyet varsa, hepsinin yükünü taşıyan hamal misali dolaşır dururlar.

Bin yıllık intikam güdüsündeki ermeniden tutun da, bu ülkenin bağımsızlığına kasteden emperyal güçlerin gönüllü yerli işbirlikçilerine kadar çeşitlilik arz eder. İşte bunlar pergel adamlardır, pergel zihniyetlerdir.

Oysa Hazreti Mevlana der ki: “Biz pergel gibiyiz. Bir ayağımız Şeratte sağlamca durur, diğer ayağımız 72 milleti dolaşır.” Bunun anlaşılmayacak neyi var? Ama illada anlamak istemeyenler, kumpas ve tezgah peşinde koşanlar, bu ülkenin de bu şehrinde enerjisini tüketmek gibi bir görev üstlenmiştir. “Tarım Arazisi” lafzının arkasına sığınıp, şişkin ego ve büyük kibirle sultan fermanları gibi ıkındıkları metinlerle algıyı yaptıklarını sanırlar.
Mesela, Yeni Tokat Küçük Sanayi Sitesi bunlardan birisidir. Buradan Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’na yürümek arzularını görüyoruz. Peki niye?

Öte yandan Tokat Sigara Fabrikasının yeriyle ilgili “niyet okuma” gibi bir savrulmaya şahit oluyoruz. Deyim yerindeyse, “fol yok yumurta yok” burayla ilgili iddia ve açıklamalara bir bakın. Meğer, içimizde ne kadar da Nasreddin Hoca’ varmış. Hani Hoca Nasrettin oğlunu çağırmış, avucuna akçeyi koyup, şunları şunları al, sakın akçeyi kaybetme deyip birde tokat akşetmiş. Etrafındakiler yav hoca niye çocuğa tokat vurdun deyince hoca, belki akçeyi düşürüp kaybeder diye tokat attım diye cevap verir. Gerek sigara fabrikasının yeri, gerekse yeni küçük sanayi sitesiyle ilgili durum tamda böyledir.

Bu bir bakıma asmadan idam etmek, önce ateş edip sonra nişan almak gibi birşeydir. Bu iddia ve açıklamalarda zerre kadar iyi niyet göremiyorum. Ve böyle yaparakta bu şehre yazık ediyorlar. Bu tür siyasi hırs, siyaseti intikam aracı olarak kullanmak, en başta yapanlara fayda sağlamaz, en çokta onlara zarar verir.

Herkes herşeyin farkındadır. Bu tür ucuz işler, evvelki denemelerde olduğu gibi hüsranla sonuçlanır.

Etiketler