Cemal İncesoyluerKöşe YazılarıTokat

Seni başkan yapacağız.. yaptık!

Sloganları buydu, “Seni başkan yapacağız” diyorlardı. Biraz gecikmeli, biraz hedeflerinin dışında, biraz tatmin ağırlıklı olsa da, Mehmet Ali Dim’i Küresel Gazeteciler Konseyi Başkanı yaptılar.

Buraya kadar bir sorun yok. Olabilir, Dim Türkiye Gazeteciler Federasyonu kongresinde Genel Başkan Yılmaz Karaca’nın karşısında yenilince, hatta demokratik bir profil sergileyerek yaptığı konuşmada “Adil ve demokratik bir secim” olduğunu söyleyip, Karaca’yı tebrik etmesi, doğrusu çok takdir etmiştim. Seçim sürecinde Dim ve ekibinin benim ve Yılmaz Karaca hakkında sarf ettiği yalan ve iftiraları dahi unutmaya hazırdım.

Sonra… Evet sonra, kongrenin yapılışından yaklaşık 6-7 ay geçmesiyle birlikte, Dim ve ekibi yeni bir oluşum içerisine girdi. Kongrenin üzerinden bir yıl geçmesiyle birlikte Küresel Gazeteciler Konseyi diye bişey kurduklarını ilan ettiler. Olsundu, başarılar diledik. Valiliklere yazılar yazıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ismini öyle kullanıyorlardı ki, adeta şehirlerde bu isimleri birer tehdit unsuru ve demoklesin kılıncı haline getirmişlerdi.

Olsundu, bize neydi, bu filmi daha önce görmüştük. 2009 yılında da Nuri Kolaylı ve ekibi Federasyon kongresini kaybetmesi üzerine Bülent Arınç destekli bir konfederasyon kurmuştu. Sonra ne oldu? Kişilere yaslanarak yola çıkanlar, bir gün bu güç ellerinden gidince dımdızlak kalıyordu. Çünkü, esas olan ilkesel duruş, gerçek gazetecilik yapmaktır. Paraşüt gazetecilerinin bu piyasada tutunma şansları hiç yoktu ve küçük başarılar geçiciydi.

Küreselcilerin her yerde kullandıkları bir isim daha vardı: Yavuz Donat… 50 yılı aşkın bir zamandır gazeteci yazar olan Yavuz Donat, Küreselcilerin Onursal Başkanı titriyle vitrine konulmuştu. İllere götürülüyor, gittikleri şehrin vali, belediye başkanı ve STK’larıyla görüştürülüyordu. Yavuz Donat abi tezgahı sezdi ve bu yapıdan derhal iltümatom gibi istifa etti. Düğüm çözülmüştü artık.

Artık “Küresel” denilen bu yapıdan istifalar art arda geldi. Yönetimdeki TRT’den Amber Hanım, Sabah Gazetesi Ekler Yayın Yönetmeni Osman Altınışık, Yeni Akit Gazetesi Ankara Temsilcisi Hacı Yakışıklı ve Mehmet Emin Güzbey istifa ettiler. Üstelik, kimi istifalarda Dim’i FETÖ’cü olarak suçladılar. Hatta, eski Afyon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Güzbey’in FETÖ lehine haber ve paylaşımları da ortaya çıktı. Azerbaycan ve Kıbrıs programlarına ilişkin akçeli iddialar, hala aydınlanmadı.

Mehmet Ali Dim’i “Seni başkan yapacağız” diye fink atanlar, bu konuda başarılı olmuştu ama başkanlık koltuğunda uzun süre tutabilecekleri tartışılmalı bir mevzudur. Çünkü FETÖ oku yaydan çıkmış, Başkan Erdoğan’ın neredeyse tek başına sürdürdüğü bu terör örgütüyle olan mücadelenin medya ayağının da “Küreselciler” olduğu bir kuşku olarak zihinlere yazıldı. Mehmet Ali Dim’in FETÖ’yü destekleyen teweetleri havalarda uçuşurken, Küreselcilerin yönetiminde olan Mehmet Emin Güzbey’in de FETÖ’yü destekleyen haber ve paylaşımları iddialara adeta tüy dikti.

Aldığım bilgi ve duyumlara göre, bu yapıdaki birkaç kişi Dim’in istifa etmesini istiyor. Nitekim, Hacı Yakışıklı Yeni Akit Gazetesinde bunu açıkça ifade ediyor. Yakışıklı, “FETÖ desteği veren Mehmet Ali Dim derhal istifa eitemeli, Küresel Konsey yoluna devam etmelidir” diyor. Hacı Yakışıklı hem bunu söylüyor, hem de DİM’in böyle bir eylem yapmayacağını bilerek, Küresel’in yönetiminden kendisi istifa ediyor.

FETÖ ve PKK konusunda ne bir hoşgörümüz var, nede tahammülümüz. Babamızın oğlu olsa bile “çek ipini” deriz. FETÖ’ye bulaşmış arkadaşımız, her gün selamlaştığımız bir dostumuz ve kardeşimiz dahi olsa, tavır ve tutumumuz aynı olur. Bir kişi eğer FETÖ’cüyse, bu devlete bu millete ihanet eden bu yapının sempatizanına dahi tahammülümüz yoktur. Buda böyle biline…

Etiketler