Gazeteci Taner Yeşilsu yazmış. TUİK verilerine göre Tokat’ta eşek sayısı 4 bin küsurmüş.
Yurdumun insanı erinmemiş, Taner Yeşilsu’nun bu paylaşımına yorumlar döşenmiş.

Birisi ayıplamış ve eleştirmiş. Köy yolları bozulmuş, neden bunları yazmayıpta eşekleri yazıyormuş. Devletimiz sağolsun, hangi ilde ne kadar eşek var onları dahi sayıp kayıt altına alıyor. Lüzumlu mudur? Devlet sayıyorsa, vardır bir bildiği.

Her ne kadar, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, 21. Yüzyılın ruhunu okuma adına 90 sayfalık, ” Dijital Vatan Raporu” adı altında çok kapsamlı ve bilimsel bir çalışma yapsa da, devlet belli ki eşek sayısını da ihmal etmiyor.

Peki, bizim kıymetli muhalefet cenahında bu tür çalışmalar var mı? Mesela Ali Babacan’ın Deva’sı. Yahut Davutoğlu’nun Gelecek Partisi. Madem gelecek/Atiye vurgu yapıyor, böyle bir çalışmayı öncelikle ondan beklerdik.

CHP ve İYİ Parti’nin bu tür işlerle pek işi yok. Vizyonları, baktıkları pencereyle sınırlı. Oysa, özellikle değişim ve yenilik anlamında devrim adımlarını CHP’den beklerdim. Hiç değilse, arada bir cancağızım yeni şeyler söylemek lazım kıvamında birşeyler olmalıydı.

Fakat, artık bende dert etmiyorum. CHP’nin derdi beni niye gersin? İktidar olmadan, iktidara oynamadan ağzına geleni söyle, işte sana muhalefet. Sırtında sorumluluk ve devlet küfesi de yok. Diktatör diye bağırıp, “Yenilgilerin Efendisini” yeniden seçersin. Parti içersinde iki dudak arasında kalan yönetim takımı, genel başkanın dudaklarının kıpırdayışına göre hareket ederek, kurultayda bir sandalye kaparsa ne ala. Ama, yine de Erdoğan diktatördür.

İyi Parti’de ise, kabak tadı veren “damat” güzellemesine devam edilir. Millet İttifakı konusundaki kafa karışıklığına bir çare bulurlar mı, bilmem. Lakin, İyi Parti’nin sorunları bunlarla da sınırlı değil. Tokat ölçeğinde içten içe yanan duman, parlayacak bir ateşin habercisi.

AK Parti’de ise değişen birşey yok. Vatandaş tarlada kabak yetiştirse, tohumu biz verdik diyor. Tokat ölçeğinde AK Partide değerli bir yalnızlık ve kıymetli bir sessizlik hakim. Bu tutumla verdikleri mesajı ben anlayamıyorum, buda benim eksikliğim. El altından, sabahları bulan gece boyunca il kongresi hesapları yapılıyor. Yönetimler belirleniyor, hesaplaşmanın hesapları yapılıyor.

Ekipler oluşturuluyor. Oluşan ekipler, Tokata dair proje üretmek yerine, hangi bürokrat kimin adamı diye notlar alınıyor. Ki, İl Yönetimine geldiklerinde bocalamadan tıkır tıkır icraatlarını yapsınlar. Henüz kongre tarihi dahi netleşmemişken, ekipler ikiye üçe bölünüyor.

Sebep? Tokata getirilecek yatırımlarla ilgili bir anlaşmazlık mı? Hayır. Tayin tüyün işlerinde çok ciddi fikir ayrılıkları yaşıyorlar. Ayrıca, henüz kongre olmamıştır, henüz kazanma ihtimalleri de söz konusu değildir, hatta aday olma ihtimalleri dahi muhaldir ama, il yönetimindeki başkan yardımcılıkları hususunda çok ciddi görüş ayrılıkları vardır. O sebeple, ilk ekipler ikiye bölünmüştür.

Bütün bunlardan çıkan sonuç: EGO’dur. Yani, Elektrik, Gaz, Otobüs… Birbirlerinden artık elektrik alamazlar. Gazla yola devam ederler. Sık sık otobüse/ dolmuşa binerler.

Etiketler
Daha Fazla Göster