Fatih Çekirge, bilirsiniz O’nu. Hem gazeteci yazar, hem de ünlü bir televizyoncudur. Takip ettiğim bir yazardır.

Yazdığı bir yazı var ki, belki de 40 yıllık gazetecilik hayatının en önemli yazılarından birisini kaleme aldı. Saniye Hanım… Birçok ulusal medyada haber oldu. 20 yıldır, kendisiyle evinin bulunduğu mahalle arasındaki pencereden bakıyordu.

Zihinsel engelliydi. Devletin şefkatli ellerinde 20 yıldır evinin penceresinden bakıp durdu. Ne düşünüyordu, baktığı yerlerde ne görüyordu, kimse bilemedi. Öğrendiğim kadarıyla zaman zaman devlet erkanından ziyaretçileri oluyor, devletin tahsis ettiği hemşiresi ve ev bakım heyeti yokluyor, Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’nun rutinleşmiş ev ziyaret programında Saniye Teyze mutlaka oluyordu.

Sonra hak vaki oldu. Saniye Teyze fani dünyadan göçtü. Kimsesizdi, hiç kimsesi yoktu. Vali Ozan Balcı ile Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’na durum iletildi. Derhal toplantılar iptal edildi, programlar ertelendi ve kimsesiz Saniye Teyzenin kimsesi olmak üzere cenaze namazı kılmak üzere koşuldu. Kimler yoktu ki… Tokat Valisi Dr. Ozan Balcı, Tokat Milletvekili Av Yusuf Beyazıt, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu başta olmak üzere, daire müdürleri de oradaydı. Bu gözler nice varsıllar, nice itibarlılar, nice hatırı sayılırlar gördü ama böylesine bu şehrin yönetici erkini bir arada bir cenaze namazında görmedi.

Bugün, evet bugün böylesine bir olayı köşesine taşıyan Fatih Çekirge hak ettiği saygıyı görmeliydi. Gördü de, Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, Fatih Çekirgeyi telefonla arayarak, yazdığı yazıdan dolayı teşekkür etti. Ancak, aslında ilk teşekkürü Fatih Çekirge yazısında Vali Balcı ile Başkan Eroğlu’na yapmıştı zaten…

Fatih Çekirgenin Saniye Teyzemizi anlatan o muhteşem yazı…

Saniye Hanım, tam 20 yıldır aynı pencereden bakıyordu…

Birkaç seyrek ağaç… Çoğu zaman kapalı bir hava…

Sonra duvarlar…

En sevindiği an, güneş açtığında onu bahçeye çıkardıkları andı…

Emektar hemşiresi, yavaşça gelip kolundan tutardı…

Sonra gökyüzü…

Uzun uzun seyrederdi Saniye Hanım…

Ne görürdü?

Ne düşünürdü?

Bazen neye gülerdi?

Hiçbir zaman kimse bilemedi. Çünkü zihinsel engelliydi…

Hemşireler kendi aralarında konuşurlardı:

“Saniye Hanım gülüyor. Yine bir melekle konuşuyor galiba…”

Böyle geçti yıllar…

Kimi kimsesi yoktu Saniye Hanım’ın. Ne bir ziyaret, ne bir telefon…

Tek yoldaşı, onu gezdiren bakıcılardı…

Bir de pencereden görünen o ağaç. Kimsesiz kuşların yuvası o ağaç…

Saatlerce seyrederdi…

Evet, aradan 20 yıl geçti…

Bir gece Saniye Hanım yorgun yattı. Bakıcısı sanki anlamıştı ki…

Yorgun bakıyordu… Vedalı bakıyordu…

Sabaha uyanamadı Saniye Hanım. Yıllardır ona bakan hemşire arkadaşlarına haberi şöyle verdi.

“Kurtuldu Saniye Abla, onu güldüren meleklerine kavuştu…”

Saniye Hanım’ın kimsesi olmadığı için belediye mezarlık işlemlerini şöyle tanımladı:

“Hakkın rahmetine kavuşan Saniye Göçer’in kimsesizler mezarlığına defni…”

Hazırlıklar yapıldı.

Cenaze arabası geldi.

Morg görevlisi ile belediye çalışanı cenazeyi arabaya koydu…

Doğru kimsesizler mezarlığına…

İşte ne olduysa o sırada oldu…

Kimsesizler mezarlığına peş peşe araçlar gelmeye başladı…

Önce Tokat Valisi Dr. Ozan Balcı geldi…

Ardından Tokat milletvekili Yusuf Beyazıt…

Sonra Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu…

Hemen sonra bir araç daha göründü…

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mahmut Özdemir…

Araçlardan indiler…

Musalla taşının önünde sıra tuttular…

Hoca derin bir nefes aldı…

Cenaze namazı kılındı.

Mezara ilk toprağı Tokat Valisi attı.

Sonra herkes sırayla…

Kimsesiz Saniye Hanım’ı neredeyse devlet adına bütün millet uğurlamış oldu…

Arkadaşlar…

Ben fotoğrafı görünce…

Bir Fatiha da ben okudum…

Saniye Hanım’ın cenazesi başında duranlardan Allah razı olsun…

Vali olmuşsun, milletvekili olmuşsun, belediye başkanı olmuşsun…

Neye yarar…

Eğer bir kimsesizin kimsesi olabiliyorsan…

Makamların en büyüğü olan gönül makamına ermişsin demektir…

Sayın Valim, Sayın Vekilim, Sayın Belediye Başkanım, Sayın Bürokratım…

Hepinizi alnınızdan öpüyorum…

Allah sizden razı olsun…

 

Etiketler