fbpx
Cemal İncesoyluerÇorum GündemiKöşe Yazıları
SON DAKİKA

ÇORUMLUYUZ BİRBİRİMİZDEN SORUMLUYUZ!

Özellikle, diasporadaki Çorumluların birbirine söyledikleri bu slogan, zaman zaman iç piyasada da söylenir. Çorumda kaldım, gazete çıkardım. Dostlarım oldu, aynı fikri paylaşmadığımız ve mesafeli durduğumuz gazeteci arkadaşlarımda oldu, doğal olarak. Bulunduğum dönemde(2004-2007) siyasetçi tanıdıklarım, takip ettiklerim, zaman zaman karşı karşıya kaldıkları da oldu, elbette. Ama Çorum, her zaman hayırla yad ettiğim bir şehir olarak gönlümün bir köşesindedir.

Bunca girizgahın sebebi, halen kadim dostlarımın yaşadığı bu şehirde, adeta “ölü toprağı serpilmişcesine” bir patinaj durumu var. Öncelikle, bu şehirde iki dönem belediye başkanlığı yapan ve ikinci döneminin bitmesine az bir zaman kala (29 Mart 2009-30 Ocak 2019) istifa ettirilen Muzaffer Külcü, o dönem yaptığı açıklamalar ve aradan geçen 3 yıllık süre zarfında bir “derviş teslimiyeti” içerisinde bu genç yaşta köşesine çekilmiş, partisine zarar verme kaygısı içerisinde adeta derin bir sessizliği kendine uygun görmüş. Onun bu suskunluğu yanlış anlaşılmış olabilir. Kendisini tanıyorum ve Muzaffer Külcü biyografisine baktığınızda, genç yaşta AK Partinin kurucu Çorum İl Başkanı olduğunu, hemen akabinde 2002 genel seçiminde Çorum Milletvekili, hemen akabinde iki dönem Çorum Belediye Başkanı olduğunu görürsünüz.

Bütün bunları yazarak, Muzaffer Külcü’ye vefa borcu olması gerekenlerin, ne yazık ki vefayı İstanbul’da bir semt sanma paradoksunu yaşıyorlar. Bunlar doğru şeyler değil. Bir de adet midir nedir, aynı cumhur ittifakına mensup siyasetçilerde çok sık gördüğümüzün daha vahimini AK Parti yerelinde çok sık görmeye başladık. Bunu Çorumda yapıldığını duydum ve çok üzüldüm.

AK Partiden Çorum Belediye Başkanı olan sayın Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın okuduğu Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde ki göz kamaştırıcı eğitimine rağmen, mevzu pratiğe gelince başarısızlık sendromunda kendileri yalnız değiller. Nedense, konu yerel yönetimler olunca, akademik kariyer müthiş örseleniyor. Dediğim gibi Çorum ilk örnek değil.

Çorum Belediye Başkanı sayın Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın geçen bu zaman içerisinde dişe dokunur ne yaptığını sorsak halka, inanın soruyu cevaplamakta güçlük çekerler. Görüyorum ki, 3 yıl boyunca “Muzaffer Külcü” ye yatırım yapıp duruyor. Eş dost ortamlarında, dar medya mensuplarıyla of the record sohbetlerinde bu derdini çeşitli dedikodu kumkumasıyla karıp söylüyor. Bunun sosyolojik olarak hangi kavramı karşıladığını bilmiyorum.

BELEDİYE, TİCARET, KONUT
VE VİLLA ARSASI SATACAK

İsterseniz, bunca soyut laflardan sonra, Çorum’da son günlerin en popüler ve halk arasında kaygıyla karışık bir iddiayı gündeme getireyim. Denilir ki, Çorum Belediyesi, Gülabibey Mahallesi ile Silmkent Bölgesinde ticaret, konut ve villa sitesi arsalarını ihale yoluyla satacak. Öte yandan,
Belediye Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan bir açıklamada, “Mülkiyeti belediyemize ait olan Gülabibey Mahallesi’ndeki 8 katlı ticaret ve konut arsası ve Silmkent bölgesinde bulunan konut ve villa sitesi arsası ile ticaret arsaları 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununa göre satılacaktır” deniliyor. Bu örneği somut ve çıplak gerçek olarak ifade ettim. Herkeste biliyor ki, Çorum Belediyesi 1 yıldır her hafta bir yerleri satıyor. Adeta, Çorumlulara ölümü gösterip sıtmaya razı edercesine şehrin dışında kalan yerleri satmasına halkın kanıksaması bir durum var ama birde şehir merkezlerinde kimi kıymetli gayrimenkullerin haraç mezat satılması ne ola ki? Bu gidişle, Çorum Belediyesi park veya belediyeye ait bir yer yapmak istese yer bulamayacak.

Özetle, sayın Başkan Halil İbrahim Aşgın’ın tez elden Çorumluların yükselen sessiz çığlığa kulak vermesini salık veririm. Başkan Muzaffer Külcü’ye gelince, ne sadakatinden ne liyakatinden nede tecrübesinden birşey kaybetmiş değil. 2023 seçimlerinde önemli görevler kendisini bekliyor. Demedi demeyin…

Cemal İncesoyluer

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sıradaki Haber
Kapalı
Başa dön tuşu